Zuhuru çabuklaştırmak için zulmü çoğaltmak gereklimidir?

 

Bazıları iddia ediyorlar ki, Hz. Mehdi'yi (af) ve Mesihi bekleyenler O'nun zuhurunun çabuklaşması için zulmü artırmak gerektiğini düşünmekte ve ya bunu savunmaktadır. Doğrudur, bu iddiayı savunanlar aslında Hristiyan ve Yahudilerin Mesih anlayışını göz önünde bulundurmaktadır. Ancak bazıları da vardır ki, aynı halde Hz. Mehdi'nin (af) zuhurunun çabuklaşması için de zulmün çoğalmasına çalışmakta ve ya buna teşvik etmek gerektiğini savunmaktadırlar.

Ancak hakikat nasıldır?

Bizler hadisler vasıtası ile kısa ve sade bir şekilde cevaplandıracağız.

İmam Zaman (af) buyuruyor : Zuhurun çabuklaşması için çok dua edin, çünkü bu sizin kurtuluşunuzdur. (Kemal ud-Din c.2,s.485)

Bu hadisten açıkça anlaşılmaktadır ki, zuhurun çabuklaşması için en vacip yol Hz. Mehdi (af) için dua etmektir. Bizim kurtuluşumuz, zorluklarımızın hall olması O'na (af) dua etmekle çözülecektir. Hatta bunun için Hz. Mehdi (af) hakkında bir çok dua nakl edilmiş ve okunması tavsiye edilmiştir. Yani bizim zamanımızda esas vazifemiz dua etmek ve O Hazreti en doğru şekilde tanımak ve tanıtmaktır. Hiç bir halde biz müslümanlara nifak türetmek ve ya buna iştirak etmek için izin verilmemiştir. Aksine bundan kaçınmak emr olunmuştur.

İmam Muhammed Bagır (as) şöyle buyurmuştur: (Zuhur) Alametleri görene dek yerinde sabit kal, ne elini ne de ayağını hareket ettir.

Bu hadisten de net bir şekilde görünüyor ki, zuhura kadar oluşan her tür şiddetli olaylarda, bizim kesinlikle iştirak etmememiz ve yerimizde sabit kalmamız emr edilmiştir. Zuhurun alametleri dediğimiz ise aslında Imam Mehdi (af)'nin zuhurundan bir kaç ay öncesinde ki kesin alametlerden bahs edilmektedir.

Ebu Besir'den nakl edilmiştir: ''Imam Sadık (as) şöyle buyurmuştur: Kaim (af) (selam ona olsun) zuhur etmeden önce bir zaman olur ki, insanların o zamanda açlıkla yüzleşmesi, zulüm ve şiddetten korkması, can, mal ve mahsüllerinin azalması  (mal ve ömürlerinin azalması) kaçınılmazdır. Bu Allah (cc)'ın kitabında çok aşikardır.'' Sonra şu ayeti okudu:'' And olsun ki mutlaka sizi biraz korkuyla, açlıkla, mal, can ve meyve noksanıyla sınayacağız. Sabredenlere müjde ver.'' (Bakara 155)

Kaynaklar: Bihar-ul Envar c.52,s.228-229, Gaybeti Numani s.250, İsbatul Huda c.7,s.420-421, Burhan c.1, s.167)

Bazılarının iddia ettikleri gibi zulüm kaçınılmazdır demekten maksat, her hangi bir münakaşa ve zulüm türetmeye teşvik etmeliyiz demek değildir. Bu beklenen tehlikeden haberdar olmaktır. Hem Peygamberler (as) zamanında, hem de İmamların (as) zamanında çokça zulümlerin olması, bu devirde de zulümlerin olacağının kaçınılmaz olduğunu göstermektedir. Bunu bilmek için ne gaybi ilim bilmek gerekir ne de İmam ve ya Peygamber olmak gerekir. Geçmiş tarihi ve şimdiki zamanı sade bir şekilde tahlil etmek bile bu neticeye ulaşmamızı sağlar.

Üstelik dünya daima zulüm içerisindedir. Hastalıklar, savaşlar ve kıtlıklar sürekli devam etmektedir. Bu şu demektir ki, zalim olanlar tekrar tekrar zulüm etmeye devam etmiştirler. Zuhir ise 'Beda' ola bilir, yani zuhurun vakti değişe bilir. Öyle ki, zuhurdan önce, mutlaka bir felaketin olması vacip değildir. Ancak zalimin de önünü Hz. Mehdi (af)'den başka kimse kesemeyecektir. Öyleki zulüm edenlerin ne zaman ve ne şekilde zulüm edeceğine bir vakit belirleyemeyiz. Zuhurdan önce şiddetli felaketlerin olması, zalimlerin aynı zamanda Hz. Mehdi (af) için hazırladıkları bir tuzak da olabilir. Yani ister zuhurun en yakın zamanında olsun, isterse ondan çok evvel olsun, zalimin işi daima zulm etmektir ve İmam Mehdi (af) zuhur edene kadar da devam edecektir.

Böylece zalimin zulüm etmesinin, şiddetli savaşların olmasının, aslında İmam Zaman (af)'ın zuhur vakti için çokta bir önemi yoktur. Hatta insanlar zuhurun hiç bir zaman olmaycağına inansalar ve ya bu itikadı düşüncelerden silseler bile, zalimler yine de ve hatta daha şiddetli olarak zulüm  edeceklerdir. Buna göre de ister şimdiki zamanda, isterse de zuhura en yakın zamanda gerçekleşmesi beklenen şiddetli zulümlerin olmasını istemenin ve ya buna çalışmanın ve teşvik etmenin, Hz. Mehdi  (af) ve Mesihin zuhuru ile alakalandırılmasının hiç bir anlamı yoktur. Bu, aksine şeytanın ve ona itaat edenlerin büyük oyunu ve hilesidir.

Söylenenlerden şu kanaate varmak gerekir ki, zulmün çoğalması zuhurun çabuklaşmasına sebep olamayacağı gibi, aslında daha da gecikmesine sebep olmuştur. Şimdiye kadar çok büyük zulümler, felaketler ve kıtlıklar yaşanmış ve yaşanmaya devam etmektedir. Eğer zulümlerin çoğalması mutlak sebep olsa idi, zuhurun gerçekleşmesi gerekirdi. Ancak bu alametler gelip geçtiği halde zuhur gerçekleşmemiştir.

Aksine eğer insanlar zulmü çıkarmak yerine İmam Zaman  (af)'ı tanımak ve dua etmek üzerine daha çok ısrarcı olmuş olsalardı, o zaman ya Hz. Mehdi  (af)'nin gaybet devri bu kadar uzamazdı, ya da artık zuhur etmiş olurdu.

Paylaş

Populyar

İmam Zamanı (ə.f.) dua et!

İlahi Əzuməl Bəla (Fərəc duası)

Yəmani və zühurun əlamətləri

Yəmani və zühurun əlamətləri

Saxta peyğəmbərliyə cavablar

Ən üstün Peyğəmbərdən sonra peyğəmbər gələ bilərmi?

Şübhələrə cavab

Əhli sünnətin Həzrəti Məhdi (ə.f.) haqqında gətirdiyi iradlara cavab (1-8)

Bəhailik (Babilik)

Qəzvinli Zərrintac Tahirə kimdir? (Bəhailiyin təbliğ metodikasına nümunə qadın)

Şübhələrə cavab

Əhli Sünnəyə görə itaəti vacib olan və ondan üz döndərməklə küfrə səbəb olacaq şəxs üçün zəmanəmizin imamı kimdir?

İmam Məhdinin (ə.s.) həyatı

Həzrəti Məhdinin (ə.s.) ləqəbləri

İmam Məhdinin (ə.s.) həyatı

Atası İmam Həsən Əskəri (ə.s.)

İmam Zamanın (ə) qeybə çəkilməsi

Peyğəmbərlərin qeybi

Şübhələrə cavab

İmam Zamanın (ə.f.) bizə nə kimi faydası vardır?